31 Aralık 2015 Perşembe

2015'de En Çok Dinlediğim Şarkılar

 

 Herkese merhaba! 2015'in son gününde hatta şu dakikalarda 2016'nın ilk saatlerinde hemen sizlere mini bir liste hazırlayayım dedim. Yeni yıla girilen günler nedense benim için çok özel olmadı hiçbir zaman ama adettendir geride bıraktığımız senenin en iyilerini hep konuşuruz değil mi? Ben de liste, satış, popülerlik kulvarlarını kıstaslamadan sadece kendi zevkime hitap eden,  çıkış tarihi 2015 olmasa da bu sene en çok severek dinlediğim birkaç parçayı sizlerle paylaşmak istedim.
  Sağlık ve mutluluk bariz olduğu için ben sizlere daha da, bollllcaanaa müzikli ve hayalleriniz her ise onu gerçekleştirdiğiniz bir sene diliyorum. Müziksiz asla ama asla kalmayın! İyi seneler! 


Lana Del Rey-High By The Beach
Beyoncé-7/11
Majid Jordan-My Love (feat. Drake)
Fetty Wap-Trap Queen
Ellie Goulding-Love Me Like You Do 
Enrique Iglesias-El Perdon (feat. Nicky Jam)

 Hoşgeldin..

     

24 Aralık 2015 Perşembe

Sezon Spesiyali: Noel Şarkıları




Kutlayan kutlamayan, inanan inanmayan olsa da inkar edemeyeceğimiz bir şey var; o da Noel sezonunun büyüsü. Seneler boyunca yapılan, cover'lanan, defalarca söylense de eskimeyen Noel şarkıları bana göre sezonun en zevkli yanı. Dini bir bayram olarak görmek zorunda değiliz, ailemizle arkadaşlarımızla sıcacık evimizde beraber yemek yiyip, sohbet edip, şömine karşısında güzel anılar paylaştığımızı düşünelim..İşte Noel şarkıları tam bu hisleri veriyor bize.
Ben de tam Noel gününde sizlere bugüne kadar yapılmış sezonluk parçalardan en sevdiklerimi derledim toparladım.
  Sevgi & saygı kavramını benimsediğimiz, ailemizle, sağlıklı ve mutlu bir yıl dilerim. Mutlu Noeller.. ve iyi dinlemeler!


Michael Bublé & The Puppini Sisters-Jingle Bells
Mariah Carey-All I Want For Christmas Is You
Kylie Minogue-Santa Baby
Nat King Cole-Silent Night
Michael Bublé & Thalia-Mis Deseos/Feliz Navidad
Wham!-Last Christmas
Margaret Whiting & Johnny Mercer-Baby It's Cold Outside 
Christina Aguilera-The Christmas Song
Colbie Caillat-Mistletoe
Ariana Grande-December
Frank Sinatra-Let It Snow



19 Aralık 2015 Cumartesi

Özel Dosya: En İyi 10 Star Wars Film Müziği

  


 Star Wars'u ya benim kadar deli gibi seviyorsunuzdur, ya eh izledim ama çok da mühim değil diyenlerdensinizdir ya da hayatınızda hiç görmemişsinizdir. Her ne kategoride olursanız olun film müziği deyince olayın rengi değişir. Çünkü filmi bilip sevene daha özel ve güzel gelse de tabii ki, hiç izlememiş birisi de bir filmin soundtrack'ini gayet sevebilir. Böyle de bir güzelliği var bu soundtrack'lerin.
  Star Wars'un merakla beklediğimiz 7. filmi "The Force Awakens" vizyona geçtiğimiz günlerde girdiğinden beri ortalık yıkılıyor. Hiç seriye ilgisi olmayanlar bile eski filmleri iki üç güne sığdrıp izlemeye gidiyor, seriye deli gibi tutkun olanlar (ben) bıraksanız hergün bir kez izleyecek durumda..önümüzdeki iki üç hafta böyle devam edeceğe benziyor bu çılgınlık. Yirmi seneyi aşkın neredeyse otuz küsür senelik bu kült seri 2015'in bitişine çok güzel denk geldi. Seneyi çok dinç kapatacağım bu yeni filmin verdiği gazla şahsen.
  Bu seferki yazımı da gördüğünüz üzere film müziğine ayırdım. Biliyorsunuz-bilmeyenler için de güzel bir adım bu Yıldız Savaşları dünyasına-Star Wars'un yeni çıkan filmiyle beraber toplamda yedi adet filmi bulunuyor ve her birinin en ünlü orkestralar tarafından icra edilen mükemmel score soundtrack'leri var. Film sahneleri gözünüzde canlanıyor, tekrar tekrar izlemiş gibi oluyorsunuz dinlerken. Ben şahsen eskiden ödev yaparken, şimdilerde de evde olduğumda yazı yazarken, yemek yerken veya herhangi bir günlük işimi görürken ya hoparlörden ya da kulaklıktan Star Wars müziği duyunca daha motive oluyorum. Sevilmeyecek gibi değil müzikleri gerçekten.
  Sizlere yeni çıkan filmi de dahil ederek 7 filmin soundtrack'lerinen en sevdiğim 10 şarkıyı derledim toparladım.
  İyi dinlemeler. Hala Star Wars izlemeyenleriniz varsa, hadi hiç durmayın. Hemen adım atın bu büyülü dünyaya, geç değil!

1.Star Wars Theme
Fazla söze gerek yok sadece dinleyin, biz SW severler için kutsal marş gibi birşey oldu, anlatılmaz yaşanır gerçekten.

2.The Imperial March (Darth Vader's Theme)
İkinci sırada kesinlikle Vader'ın en az adı kadar ün kazanmış meşhur marşı var. Şarkıyı duyduğumuz anda "hah geliyor Vader baba" deriz filmde. Ya da tam tersidir Vader gözüktüğünde şarkı arka fondan çalmaya başlar. Kesinlikle gelmiş geçmiş en kült karakterle özdeşleşmiş film müziklerinden bir tanesi.

3.The Force Theme
Bu şarkıyı tek cümleyle anlatmaya kalkarsam kesinlikle "iç ısıtan, çocukluğa götüren" bir parça derdim. "A New Hope"da Luke Skywalker'ın gün batımına doğru baktığı o sahnede duyabiliriz. Gözümün önünde direk Luke ve o gün batımı beliriyor zaten.

4.Anakin and Padme's Theme
Anakin & Padme aşkı seride en önemli unsur çünkü Anakin'in Dark Side'a geçiş nedeni Padme'ye olan kontrolsüz sevgisi ve bunun beraberinde gelen korku, nefret ve sonrası.. Ama bu parça bu kötü duyguları içermiyor. İkilinin aşkı yeni filizlenirken yaşanılan güzel anıları canlandıran bir parça.

5.Anakin VS Obi-Wan
Benim tüm seride en sevdiğim ve en üzücü sahneye ait bu parça da. Anakin ve hocası Obi-Wan'ın savaşını anlatıyor/temsil ediyor. Anakin'in artık tamamen Karanlık Taraf'a geçtiğini abisi gibi sevdiği Obi-Wan'la onu öldürme pahasına dövüşürken anlıyoruz. Parçada yer yer Vader'ın marşından kesintiler var; e ne de olsa artık Anakin yavaş yavaş yok oldu ve yerini yeni kimliği olan Lord Vader'a bıraktı.

6.Kylo-Ren Arrives At The Battle
*SPOILER*
Kylo Ren, Force Awakens'da ilk kez seride gözüken, Han Solo ve Prenses Leia'nın oğlu olarak tanıtıldı. Dedesi Vader'la kafayı bozmuş, O'na hayran ve O'nun gibi olmaya çalışıyor. Luke Skywalker'dan Jedi training'i alırken henüz sebebini bilmediğimiz bir nedenden ötürü Dark Side'a geçmiş bir eleman kendisi ve bu filmde hakkında çok az bilgi almamıza rağmen benim filmle ilgili en sevdiğim unsur olmayı da başardı, canlandıran aktör Adam Driver'a da selam olsun. Bu parça da Kylo'nun gözüktüğü bir sahnede arka fonda çalmıştı. Devamlı dinliyorum. Bence Kylo Ren-karanlık yola düşmeden önceki gerçek adıyla Ben-  ileride çekilecek filmlerde Vader'ın izinden giderek baya güçlü kuvvetli bir Sith Lord'u olacak. Göreceğiz.

7.Anakin's Betrayal
Bu da 5.numarada paylaştığım sahnenin devamına ait üzücü bir parça. Sevdiklerimden.

8.Duel Of Fates
"Phantom Menace"da Qui-Gon ve Obi-Wan'ın Darth Maul'la savaştığı sahne. Anakin/Obi-Wan kılıç dövüşünden sonra en sevdiğim düello sahnesi olabilir.

9.Ben Kenobi's Death/Tie Fighter Attack
Bu parçayı seçmemdeki sebep serinin en önemli karakterlerinden olan, Anakin'i Anakin yapan hocaların hocası Obi-Wan Kenobi'nin ölümünü anlatmasıdır. Ama Force sayesinde söyleyebilirim ki, ölmedi, dikkatlice bakarsak ve dinlersek Obi'nin öğretilerini hayatın her alanında duyabilir, görebilir, hissedebilir ve uygulayabiliriz.

10. Anakin's Theme
Listeyi nam-ı değer Vader'ımızın karanlık yola düşmeden önceki masum anılarını hatırlayarak, Anakin'i selamlayarak kapatalım.

Listeyi de şu güzel sahneyle noktalıyorum, huzurla dolun diye.. 

Güç sizinle olsun! May the Force be with you!










10 Aralık 2015 Perşembe

Mercek Altında: The Weeknd "In The Night"



  The Weeknd, yani gerçek adıyla Abel Tesfaye mainstream'e akmadan önce-ki bu bahsettiğim underground günleri çok da eski sayılmaz-underground olmasına rağmen inanılmaz bir kitlesi vardı. "XO" adı altında kendine resmen bir din kurmuştu da biz sevenleri onu koşulsuzca takip ediyorduk. Ne yapsa beğenecek durumda, XO sembollü dövmelerle vücudunu kaplayan, Abel'in ses tonunu resmen uyuşturucu gibi kulaktan alan bir kesim oluştu birden bire. Böyle fan kitlesini ancak mainstream'de, dünya çapında yer etmiş Justin Bieber tarzı fan-girl bazlı pop star'lar gerçekleştirebiliyor normalde; ama Abel bunu underground müzik yaparken bile başardı. Son albümü çıktığı anda ise artık "olmuş"tu bile. Şimdi Victoria's Secret sahnesinden Rolling Stone dergi kapağı arasında mekik dokuyor kendisi. E böyle bir ses, söz yazma kabiliyeti, çekicilikle zaten olmaması imkansızdı da, sonuna kadar hak ediyor şuan olduğu yeri.
Vokal olarak bence Michael Jackson'ın varisi diyebiliriz. Ya da en azından yaşayanlardan MJ'e yakın en fazla bunu duyabiliriz diyelim. Kullandığı vokal tekniği zaten özellikle de son yaptığı şarkılarda MJ diye bağarıyor ama dinlerken "MJ taklidi" dedirtmeden, kendi stiliyle harmanlayarak yapıyor bunu. Abel'i anlatmaya kalksam sanırım sayfalarca yazabilirim çünkü sesi (tonu, rengi, tınısı, verdiği inanılmaz his) beni ve benim gibi her yaştan tarzdan milyonlarca insanı büyüsü altına almış durumda. Geçici bir büyü değil bu. Gerçekten bambaşka bir olay. Zaten adamın yapmaya çalıştığı şey tam olarak da bu. Kendince bir akım yarattı, adına da XO dedi ve harbiden de peşinden sürüklüyor insanları din kurmuşcasına. Sürüklenip gidiyoruz bakalım başımıza neler gelecek Abel Bey'in elinden..

  Yazı aslında genel olarak The Weeknd yazısı değil, tek bir şarkısı üzerinde bir inceleme yapacağım. Bu zamana kadar mixtape'inden cover'ına çıkardığı her türlü şarkıyı dinlemiş ve hemen hemen hepsini ezbere de bilen biri olarak şunu söyleyebilirim ki son albümünden çıkan "In The Night" şarkısı açık ara en sevdiğim şarkısı oldu.
Eski şarkıları gibi tamamen kendi elinden çıkan bir şarkı diyebilir miyiz orası tartışılır nitekim neredeyse 4-5 kişinin ortak yazdığı bir parça; ama tabii şarkıyı bu denli içten ve sevmemizi sağlayacak şekilde icra eden de Abel'in ta kendisi olduğu için hakkını yememek lazım. Şarkının havası ve sözleriyle ilgili birkaç bilgi vereceğim sizlere. Bunun büyük bir bölümü de şarkının yazarı ve aynı zamanda prodüktörü olan hit-maker Max Martin'e dayanıyor.
Usher'dan Taylor Swift'e, Britney Spears'dan Christina Aguilera'ya ve birçok ünlü isme hit yaratan bu dahi isim Max Martin'in stüdyosu dünyanın en büyük ve konuşulan ikonlarından biri olan Marilyn Monroe'nun eski eviymiş. Yani rahmetlinin evini stüdyoya çevirmiş ve şarkının yazım-kayıt aşaması burada geçmiş. İnanır mısınız inanmaz mısınız artık orasını bilemem ama enerji denen bir gerçek vardır ve eşya; ev, mal, mülk bu gibi şeyler tarafından kullanılan, sahibi olan kişinin enerjisini asla kaybetmezler. Monroe'nun da içinde yaşadığı, üzüldüğü, ağladığı, kavga ettiği, sevindiği, kısacası hayatının geçtiği evde gayet tabii enerjisi kalmış olacak ki Martin'in yazdığı sözleri satır satır okuyup dikkatlice analiz edince adeta bir teori oluşuyor insanın kafasında ister istemez. Şarkı resmen Marilyn Monroe'nun hüzün, şöhret ve bir o kadar da yanlızlık dolu yaşam hikayesini andırıyor. Andırıyor dedim çünkü söylemler, varsayımlar bu yönde olsa da edebiyat mezunu birisi olarak söyleyebilirim ki yazılan cümle yazan kişi hariç kimse tarafından asla "şöyledir" şeklinde kanıtlanamaz. Hele ki şiir, şarkı sözünden bahsediyorsak. Biz ancak yazarın attığı minik ama bir o kadar da kandırmacalı, blöflü ipuçları üzerinden teoriler üreterek biraz da kendi psikolojimiz ve bilinçaltımız sayesinde çıkarımlar yapabiliriz.
Şarkıya dönersek, geçtiğimiz hazıran ayında albümden sızan ilk şarkı olmuştu. Sözleri de değildi, sadece 15 saniyelik bir kısmı sızmıştı ve şarkıyı defalarca 15 saniye olsa da dinledim. Hem ürpertici, hem üzücü, hem de çaresiz bir hissiyatla başbaşa bıraktı beni şarkı.
Dünyada son günüm kalmış, etrafımda sevdiğim herkes gitmiş, bir başıma kalmışım ama alacak-verecek hesabım kalmamış eyvallah diyerek kendimle, çevremle ve yaşam denen serüvenle barışımı sağlamışım da son kez dinleme hakkım olan bir şarkıyı dinliyormuşum gibi garip bir his verdi bana. Hala da veriyor. Yazdıklarımı roman gibi okuyanlar olabilir; dipnot geçeyim hem edebiyat hem müzik icra eden birisi olarak benden somut ve matematiksel şeyler zaten beklemeyein. Müzik hayal dünyasına açılan bir kapıdır ve sizlere normal hayattan alamadığınız hazları verir. Bu şarkının da bana hissettirdiği şeyleri anlatarak size iç dünyamdan kısa bir kesit gösterdim.

  Yani uzun lafın kısası şarkıda bahsedilen o üzgün, hayattan kazığı sağlam yemiş ve bu yüzden bir daha asla düzelmeyecek olan, Abel'in anladığı ve yardım etmek istediği ama edemeyeceğini de içten içe bildiği "O kız" aslında Marilyn Monroe olabilir mi?
Sözlerde teoriyi kanıtlayan dizelerden bahsedeyim:

"She was young and she was forced to be a woman"
"In the night she's dancing to relieve the pain, dollar bills and tears keep falling down her face..she'll never walk away"

  Bu stüdyo-ev olayını duyduktan sonra zaten internette de mevzu hakkında bu yönde konuşanlar olmuştur eminim.  Abel de verdiği röportajlarda Monroe'ya gönderme olduğunu kabul etmiş. O yüzden bir teoriden fazlası da denebilir. Bunu öğrendikten sonra şarkı daha da anlam kazandı benim için. Çünkü Monroe'nun da kapalı kapılar ardından aslında yanlız ve hüzünlü bir hayat yaşadığını az çok biliyoruz. Şarkıda bahsi geçen kız ve başından geçenler (cinsel istismar vb.)  de Monroe teorisini kanıtlıyor bence. Bundan sonra dinlerken kesinlikle gözümün önüne sarı saçları, kırmızı dudakları, narin bakışı ve buruk ama büyüleyici gülümsemesiyle Marilyn gelecek. Kendisi huzur içinde yatsın diyelim ve anmış olalım.

                                      

  Şarkının klibine gelirsek, klip Abel'in iç dünyasını güzel yansıtmış bence. Oturup detaylı analiz etmek gerek, gizli saklı bir ton şey var her zamanki gibi ama çok ilgimi çekmedi. Kötü diyemem ama çok da beğenmedim. Şarkı o kadar güzel ki zaten heralde ne çekse tatmin olmazdım. Şarkının bambaşka bir olayı var çünkü, kliple ölçülemez, açıklanamaz, betimlenemez.
Klipteki bana göre tek off-side olay Abel'in sevgilisi olan son zamanlarda meşhur olan model Bella Hadid'in oynıyor olması. Kızımız çok güzel, klibe de cuk oturmuş açıkçası ama ben sanatçıların işine sevgililerini karıştırmalarından pek hoşlanmıyorum, kendim de yapmazdım heralde diye düşünüyorum ama büyük konuşmuyorum ve konudan uzaklaşarak yazımı toparlıyorum.
  Şarkıyla ilgili anlatmak istediklerim bu kadar, şimdi sizleri zaten defalarca dinleyenlerle veya ilk kez duyacak olanlarla başbaşa bırakıyorum..

                                                 

Abel ve muhteşem yorumuyla "In The Night"



9 Aralık 2015 Çarşamba

Mixtape: Oldschool Hip-Hop Favorilerim


Blogu okuyan sizlerden kaçınız beni tanıyor kaçınız tanımıyor bilemiyorum ama kendimi tanıtma kısmında biraz bilgi vermiştim. Tanımayanlara tekrardan dipnot geçeyim..
Hip-hop hayatımın çok büyük bir bölümünü kapsıyor. Hip-hop bütünüyle bir kültürdür biliyorsunuz ki. Graffiti'sinden, rap'ine, break dansı'ndan, stiline kadar gider bu kültür. Rap müzik de benim için bir yaşam stili. Müzik icra eden, şarkı söyleyen birisi olarak zaten müziksiz bir anım geçmiyor. Büyük bir kısmı da rap müzikten oluşuyor bu sonsuz sevdamın.
Hip-hop kültürü, rap müzik çok köklü, çok eskiye dayanan bir oluşum. Çıkışından günümüze gelişine kadar sayfalarca yazı yazıp anlatmam gerekir ama ben şimdilik size blog'umda her zaman yaptığım gibi sevdiğim şarkılardan seçme bir playlist hazırlayacağım. Sevdiğim rapper'lara gelirsek; şahsi favorim her daim Tupac Shakur'dur. Pac'ın yanında düşmanlaştırılmış bir simge de olsa B.I.G'yi de severim ama ikinci sıraya herhalde Nas'ı koyarım kafamdaki en iyi 3 rapper listeme. Sevdiğim eski okul parçaları derledim ve bir mixtape hazırladım sizlere. Zevkinize uyar uyamaz bilemem ama benim gibi yaşı tutmasa da bu kültüre kendini adamış biriyseniz ya da şanslılardan olarak yaşınızla bu isimlerden en az birkaçını yakalamış ve yaşamışsanız muhtemelen listeyi seversiniz. Yılına, sırasına East-West Coast ayrımına dikkat etmeden anlık aklıma gelen ve dinlemekten en çok zevk aldığım oldschool parçaları toparladım.

İyi dinlemeler, hip-hop'la kalın.


Big L-Put It On
Cypress Hill-Tequila Sunrise
The Notorious B.I.G-Party & Bullshit
Snoop Dogg-Doggfather
Wu-Tang Clan-C.R.E.A.M
Lil Kim-Queen Bitch
Fugees-Ready Or Not




8 Aralık 2015 Salı

Son Günlerde En Çok Dinlediğim Şarkılar



Geçtiğimiz günlerde bahsetmiştim playlistlerim 1-2 haftada değişiyor diye. Son yazdığımdan bu yana ancak değişti dinlediğim şarkılar. Bir önceki playlist'imdeki şarkıları dinleyip tükettim bile. Şu son günlerde en çok neleri dinlemişim gelin beraber bakalım.

Majid Jordan-Something About You

Kendilerine özel bir yazı hazırlayacağım o yüzden şimdiden spoiler vermek istemiyorum Majid Jordan ikilisi hakkında ama yeni çıkacak olan albümlerinden bir single paylaştılar ve 2 gündür başka hiçbir şey dinleyememecesine bu şarkıya bağlanmış durumdayım. Her çıkardıkları yeni şarkıda aynı şey oluyor. İşin tuhafı da bıkmıyorsunuz bir türlü şarkıdan. R&B / POP karması OVO Sound'dan çıkan bu ikili hakkında ilerleyen günlerde detaylı bilgi vereceğim sizlere. Drake destekli ikili underground'dan mainstream'e geçiyor, az kaldı. Hazır olun.

Travis Scott-Antidote 

Travis'in ses tonunu ve sözlerini öyle çok aşırı beğenmesem de bu günlerde albümü farkında olmadan arka planda çalıyor kendi kendine. Yazı yazarken, giyinirken, yolda yürürken arka planda dinlediğim çerez bir şarkı oldu bu da.

M.I.A.-Borders 

M.I.A. en sevdiğim sanatçılardan herhalde şu piyasada. Farkındaysanız şarkıcı diyerek tek kulvarla kısıtlamadım çünkü kendisi sanat yapıyor. Yazdığı sözden, stilinden, çektiği müzik videosuna kadar yakından takip ettiğim ve sevdiğim bir kızımız kendisi. Son günlerde yine politika, siyaset, savaş haberleri içinde boğuluyoruz ve müziğe sarılıyoruz. Kimisi kafa dağıtmak için müzik icra ediyor kimisi eğlendirmek, dans ettirmek için, kimisi de M.I.A'in Borders şarkısında yaptığı gibi müziğini araç olarak kullanarak sisteme olan nefretini kusuyor. Şarkının alt yapısı şöyle dursun sözler de inanılmaz yerinde. "Politics, what's up with that?" diyerek sizi şarkıyla başbaşa bırakıyorum.

Rihanna & Chris Brown-Put It Up 

Söylentilere göre 2012-2013 senelerinden kalma bir şarkılarıymış. Yeni haberim oldu. Sızmış bir şekilde piyasaya. Beraberken yazdıkları bariz olan, hafiften 90'lar R&B havası veren çok şeker bir şarkı. İkili hakkında konuşmama gerek yok sanırım hakkında duymadığımız şey zaten kalmadı. En iyisi herşeyi bir kenara bırakıp sadece müziklerine odaklanın ve şarkıyı dinleyin. Çok tatlı düet olmuş.

Justin Bieber & Travis Scott-No Sense 

JB'nin yeni albümü baya bomba olmuş. Aradaki "filler" yani boşluk doldurma şarkılarını saymazsak baya iyi parçalar var. Nas düeti olan "We Are"dan sonra Travis Scott düeti olan bu şarkı kesinlikle favorim. Scott'ın verse'ü de gayet güzel olmuş. Buyrunuz sizi şarkıyla başbaşa bırakayım fazla konuşmadan.

The Game & Skrillex-El Chapo

Game sevdiğim bir arkadaşımız zaten ama bu şarkı benim için fazla özel ve güzel oldu çünkü şarkı Spanglish; yani yarı İngilizce-yarı İspanyolca. Şahsen İspanyolca'ya olan hayranlığımdan ve hip-hop'la olan bağımdan ötürü yemeyip yanında yatılacak bir şarkı olmuş. Sözlerden tutun da beat'ine ve İspanyol esintilerine kadar efsane parça yapmışlar, helal olsun.